1. Ana Sayfa
  2. Siber Güvenlik
  3. Bir Birim Gizlilik Farkındalığı

Bir Birim Gizlilik Farkındalığı

keyboard-895556_1920

Bir Birim Gizlilik Farkındalığı- Yakın zamana kadar ülkemizde pek de duymaya alışık olmadığımız bir kavram olan uygulama ve servislerin gizlilik politikalarının bizi nasıl alakadar ettiğine değinmek istiyorum.  

Öncelikle bir şeyin altını çizmek istiyorum ki, gizlilik konusu yalnızca bir şirketin hakkımızda topladığı veriler ile ilgili değildir. Bu durum bugün başlamadı ve biz sürekli kafamızı başka bir yöne çevirip inkar ettikçe de devam edecektir.

Bir Birim Gizlilik Farkındalığı

Bir Birim Gizlilik Farkındalığı

Yakın zamanda Whatsapp’ın gizlilik politikası (privacy policy) değişikliği ile herkesin bir şeyler konuşmaya başlaması, yıllardır bir şekilde insanları bilinçlendirmeye çalışan birisi olarak beni mutlu etti. Önemli olan insanların “ben değersiz birisiyim” yanılgısından kurtulmasıydı. Bu durum öncelikle genel bir rahatsızlık oluşturduğu için mutluyum açıkçası. Çünkü artık insanlara, bir marketin müşterilerinin de sıradan kişiler olduğunu fakat bu sıradan kişilerin yaptıkları alışverişlerin marketi ayakta tuttuğunu hatırlatmak oldukça sıkıcı gelmeye başlamıştı. Hepimiz öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki İnternet artık bizim hayal ettiğimiz kadar masum değil. Her adımımızın izlenmesini mümkün kılan bir yapıya büründü (Evet dostum, önemli birisi değilsin ama sen de o markette bir gelir sağlamış oluyorsun).

Bir Market İçerisinde Gizlilik

Market benzetmemize devam edersek; bir çikolata almaya gittiğinizi varsayalım. Ama market artık ücretsiz bir hizmet de sunuyor; bu markette bir çalışan siz geldiğiniz anda yanınıza yapışıyor ve nelere göz attığınızı inceleyip not alıyor.

Hatta öyle ki bir sonraki gelişinizde geçmiş alışverişinizden yola çıkarak size benzer bir çikolata öneriyor. Ne kadar da kolaylaştı değil mi hayatınız? Peki bu market o peşinize takılan çalışanın maaşını nasıl karşılıyor?

Sizi market içerisinde takip eden çalışanın aldığı notları alıyor ve buna göre kaç kişi hangi zamanda hangi ürünlerle ilgilenmiş ona göre stok yönetimi yapıyor veya market dizaynını bu verilere göre değiştiriyor, böylece satamayacağı ürünleri almamış oluyor ve çalışanların ödemesini yapabiliyor.

Bu noktaya kadar her şey güzel. Peki bu market “ben bu bilgileri bir başka firmaya satıp biraz daha para kazansam” derse ? Bu firma da tıpkı bu market gibi sizin diğer verilerinizi tutan yerlerden sizin tüm verilerinizi toplasa, ulaşım araçları verilerinizi, eğitim verilerinizi, insanlarla ne konuştuğunuzu, insanlara ne anlattığınızı… Sonra da  karakter analizinizi yapsa ve sizin siyasi görüşünüzü değiştirmek için bir kampanyada kullansa. Yok canım siz hala normal ve sıradan bir kişisiniz.

Peki şöyle devam edelim; bu şirket bunu demokratik (!) bir şekilde değil de ayrıştırıcı bir şekilde kullanmaya kalkarsa? Bir çikolatadan ulusal güvenliğe geldik dikkat ettiyseniz. İzin vermezsiniz böyle bir şeye değil mi? Ama tüm bunları gizlilik politikası diye bir şey altında tutuyor ve sonuna da “markete girdiğiniz andan itibaren gizlilik ve hizmet sözleşmesini kabul edersiniz” diye eklemiş olursa. Hani hiç önemsemediğimiz o uzunca metinler var ya onlar işte. 

Hepimiz Dijital Dünyada Birer Veriyiz..

Bir Birim Gizlilik Farkındalığı

Bu anlattıklarım emin konuyla ilgisi olan herkese tanıdık gelecektir. uzak olanlar için ise Cambridge Analytica Skandalı’na bir göz atmasını öneririm. Elbette ki tüm uygulamalar (örneğimizdeki market gibi) birtakım verilere erişim sağlamalı, hatta bu verileri bizim için özelleştirebilir bir hale getirmeli kendini. Ama bir mesajlaşma uygulaması için bu durum geçerli değildir mesela. Tüm kullanıcılar ortak bir amaç için kullanıyordur (mesaj atmak, arama yapmak, belge göndermek vb.). Önemli olan kısmın verilerin 3. taraflarla paylaşılması durumudur dostlar. Bizim hikayemizde 3. taraf olan analiz şirketiydi.

Peki paranoyakça yaşamalı mıyız ya da telefonlarımızı yakmalı mıyız? Tabii ki buna gerek yok. Tüm bu olaylar gösterdi ki Özgür Yazılım hala en güvenilir dostumuz. Mümkün olduğunca özgür yazılım alternatiflere yönelmeliyiz. Unutmayın hepimiz tek başına önem ifade etmeyen 1’ler değiliz. Hepimiz dijital dünyada birer veriyiz, farkında olalım 🙂

Yorum Yap

Yorum Yap